image
Korku

Korku, bireyin tehlikeli bir durum ya da tehlike düşüncesi karşısında duyduğu kaygı, endişe, üzüntü ve başına götü bir şey gelmesi düşüncesi olarak ifade edilebilir. Evrensel bir duygu olarak nitelendirilen bu duygu, olası bir tehlike ya da tehlike düşüncesi karşısında ağız kuruması, kalp çarpıntısı, solunun hızlanması gibi fizyolojik değişimlerle kendisini gösterebilen bir durumdur.

Korku olgusunu tekbir cümleyle tanımlayabilmek mümkün olmazken, buna karşın mantık ve iradeyle kontrol edilemeyen, kişinin içinin sıkılmasına, daralmasına neden olan, yakın bir tehdit hissiyatı olarak tanımlayabiliriz. Tıbbi açıdan bakıldığında çeşitli fiziksel semptomlarla kendisini gösteren bu duygu, ilerlediği takdirde korku hastalıklarına ve fobilere yol açabilir. Bu durumda korkunun en şiddetli hali olarak ifade edilir.

Korku Ne Zaman Fobiye Dönüşür?

Fobi, herhangi bir cisim ya da durumun oluşturduğu tehlikeye karşı orantısız olarak hissedilen ve mantık dışı kaygı bozukluğuyla bütünleşen ruhsal bir bozukluktur. Korkunun şiddetli hali olarak da ifade edilebilen bu durum, tetikleyen faktörler karşısında kaçınma davranışına yol açar. Bireyler, korktuğu şeyden kaçamadığında yoğun bir kaygı ve anksiyeteyle karşı karşıya kalır.

Fobilerle alakalı yapılan araştırmalara göre bu gibi ruhsal bozukluklar, daha önce yaşanan travmalardan kaynaklanıyor. Buna karşın korkunun ne zaman fobiye dönüştüğüyse soru işareti olarak karşımıza çıkıyor. Korkunun ne zaman fobiye dönüştüğünü şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Korkunun tam anlamıyla fobiye dönüşmesi için, herhangi bir durum ya da cisim karşısında duyulan korku hissinin son derece şiddetli bir hal alması gerekiyor.
  • Bununla beraber korkuya neden olan cisim ya da durumun mantıksal ilişkinin bulunmaması gerekiyor.
  • Korkunun fobiye dönüşmesi için gereken bir başka faktörse ortaya çıkan korkunun nesneyle orantısız olmasıdır.

Söz konusu olan bu durumlar, korkunun fobiye dönüşmesine neden olan durumlardır. Buna göre bireyin hissettiği korku şiddetlenerek kaygı bozukluğuna dönüşürken, kaygıysa zaman içerisinde fobiye dönüşür. Fobiye dönüşen korku bireyin yaşamını büyük ölçüde etkiler. Dolayısıyla korkunun fobiye dönüşmeden önce tedavi edilmesi önemlidir.

Korkunun Gelişimi

Korku 1

Korkular, insanların yaşamı boyunca gelişen bir olgudur. Hiçbir insan dünyaya korkak, cesur ya da korkusuz olarak gelmezken, korkunun gelişimi için bazı koşulların gelişmesi gerekir. Gözle görülebilir ilk korku reaksiyonları, bebeklerin 4 ila 6’ncı ayı arasında algılanır. Çocukların anne ve babalarından uzun süre uzak kalmaya katlanması, iç dünyalarında bu kişilerin imajını koruyabildikleri sürece mümkün olabilir.

Sağlıklı Korku

Korku, bir insanın sağlıklı düşünebilme ve hayatta kalma içgüdülerini diri tutabilmesi için gerekli olan bir olgudur. Bu olgu ilk olarak gerek kendimiz gerekse çevremizdeki insanlar açısından sağduyulu ve titiz olma yeteneğini kazandırır. Tıpkı ağrıların vücutta alarm fonksiyonuna sahip olması gibi korkunun da insan hayatında önemli bir yeri vardır. Bu durumu bir örnekle izah etmemiz gerekirse; korkmadan ya da acı hissetmeden ateşe yaklaşabilseydik, hayatımızı tehlikeye atabilecek yanıklara maruz kalabilirdik. Buna göre sağlıklı korkunun sağlık açısından önemi büyüktür. Bu durumda gerçek korku ya da sağlıklı korku olarak nitelendirilen olgudan bahsedilir. Dış dünya tehlikelerine karşı insan; bedenen hissiyatla ve akıl düzeyinde alarma geçer.

Patolojik Korku

Korku olgusunun nasıl yaşandığı ya da algılandığı herkesçe malum olan bir durumdur. Mesela bir insanı korkutan duruma başka bir anlam kazandırmak suretiyle; geceleri evde sesler duyulduğunda, bu sesler evde gezinen kediye değil de daha çok bir hırsız ya da saldırgana yorulur. Bu durum patolojik korku olarak ifade edilirken, bu gibi durumlarda aşırı korku yerine makul düzeydeki korku hissine kapılmak önemlidir.

Kişinin hissettiği korkunun seviyesi tehlikeler karşısında hazırlıksız yakalanmayacak ve gereğinden fazla hissedilmeyecek seviyede olmalıdır. Patolojik düzeyde hissedilen korku bir hastalık olarak değerlendirilirken, bu gibi durumlarda profesyonel destek alınması gerekir.

Diğer yandan birçok uzman, her iki korku türünü de bir hastalık olarak değerlendirir ve hastanın tedavi edilmesinin önemine dikkat çeker. Buna karşın her ne kadar sağlıklı korku ve patolojik korku hastalık niteliği taşısa da patolojik düzeydeki korkunun tedavisi sağlıklı korkuya kıyasla daha önemlidir.

Korkunun Sınıflandırılması

Her bir korkunun diğerinden farklılıkları bulunur. Bu nedenle korkular farklılar başlık altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmada her bir korku kategorisi, hastalık düzeyine dikkat çekilebilmesi adına “bozukluğu” olarak isimlendirilmiştir. Korkunun sınıflandırılması şu şekildedir:

  • Genel Korku Bozukluğu
  • Kaygı Bozukluğu
  • Fobik Bozukluk
  • Panik Bozukluk

Bütün bu korku gelişimi ve korku hallerinde bireyin normal hali ve hastalık düzeyindeki hali arasında herhangi bir sınırdan bahsedebilmek mümkün değildir. Dolayısıyla ilk olarak bireyin korkusunun hangi düzeyde olduğu sorusuna yanıt aranmalıdır.

Genel Korku Bozukluğu

Korku belirtilerinin en az birkaç hafta kendini göstermesi durumunda genel korku bozukluğundan bahsedebilmek mümkündür. Genel korku bozukluğu tanısı koyan uzman psikoloğun en önemli tanı kriterleri arasında şunlar yer alır:

  • Kaygılar (gerginlik, heyecanlı olma, belli bir durum ya da cisme konsantre olma konusunda güçlük çekme)
  • Aşırı vejetatif (kontrol dışı) tepkiler (terleme, baş dönmesi, ağız kuruluğu, kalp çarpıntısı gibi)
  • Motorik gerginlik (titreme, kaslarda gerginlik hali, sakin olamama)

Kaygı Bozukluğu

Kaygı bozukluğu, en sık görülen ruhsal sorunlardan biri olurken, aynı zamanda bir korku türü olarak da değerlendirilir. Bireyin herhangi bir durum, olay ya da cisim karşısında devamlı olarak endişe, panik ve korku hissetmesi olarak ifade edilen kaygı bozukluğu, bireyin yaşamını olumsuz olarak etkileyen bir durumdur.

Fobik Bozukluk

Fobik bozukluk, devamlı olarak spesifik bir durum, olay ya da nesneyle ilişkili olan bir korku türüdür. Nesneye bağlı korku için bir örnek gösterecek olursak; örümcek, ateş, yılan gibi nesnelerden kaynaklı olarak ortaya çıkan bir durumdur.

Panik Bozukluğu

Panik atak olarak da ifade edilen panik bozukluğu, bireyin yaşadığı yoğun korku hissi karşısında panik atak semptomları göstermesidir. Korku olgusunun şiddetlenmesi durumunda ortaya çıkan panik bozukluğu, tedavi edilmediği takdirde depresyon, madde kullanımı gibi daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Korkunun Üstesinden Gelmek için Uygulanabilecek Yöntemler

Bireyin herhangi bir yardım almadan kendi çabasıyla korkusunu aşması çoğu zaman güçtür. Fakat korkunun üstesinden gelmek için denebilecek bazı yöntemler bulunur. Bu yöntemlerden kısaca bahsedebiliriz:

Korkularınızı İnkâr Etmeye Çalışmayın

Korkunun üstesinden gelmek için yapılması gereken ilk şey korkuyu inkâr etmek yerine anlamak ve kabul etmektir. Bireyin korktuğu şeyler için mevcut bir tehlike ya da tehditten kaynaklanmadığını, sadece kendi düşüncelerinden kaynaklı olduğunu fark etmesi gerekir.

Kendinizi Daha İyi Tanıyın

Bireyin sahip olduğu korku ya da endişe hakkında daha fazla edinmesi önemli bir faktördür. Korkularını daha iyi tanıyan ve bilen birey, o korkularla mücadele edebilme konusunda daha güçlü bir duruş sergileyebilir. Bu gibi durumlarda korku günlüğü tutmak faydalı olacaktır.

Korkularınızı Kabul Edip Yüzleşin

Bireyin her zaman için kendisini korkutan durumlardan kaçması, yapması gereken ya da yapmak istediği şeyleri gerçekleştirememesine yol alabilir. Dolayısıyla korkunun üstesinden gelmek, bu yoğun hissi kontrol edebilmek için onunla yüzleşmek gerekir. Bireyin korkularına maruz kalması, bu sorunun üstesinden gelebilmenin en iyi yolu olarak gösterilir.

Korkularınızı Rasyonelleştirin

Korkuları rasyonelleştirmek, başka bir deyişle akla ve mantığa uygun bir hale getirmek, korkuyu yenebilmenin bir diğer yolu olarak değerlendirilir. Bireyin hayatında olumsuzluklara neden olan korkunun rasyonel bir hale getirilmesiyle beraber aslında bu denli korkulacak bir durumun olmadığı da kolaylıkla anlaşılacaktır.

Gevşeme Tekniklerini Kullanın

Egzersiz yapmak ve gevşeme tekniklerini kullanmak, diğer birçok ruhsal bozukluklarda olduğu üzere korkuların üstesinden gelme konusunda da etkili bir yöntemdir. Bu gibi teknikler korkularınız karşısında rahatlamanızı sağlarken, aynı zamanda sağlıklı düşünmeniz için de zemin hazırlar.

Kendinizi Motive Edin

Motivasyon, hayatın her alanında olduğu üzere psikolojik sorunlar konusunda da faydalı bir etkendir. Kendinizi korkularınıza karşı motive etmeniz, korkularınızın üstesinden gelebileceğinize inanmanız, sizi korkularınız karşısında bir adım öne çıkaracaktır. Unutmayın, inanmak başarmanın yarısıdır!

Başarılarınızı İşaretleyin ve Ödüllendirin

Korkularınız karşısında aşamalı olarak çalışmalar yapabilir, maruz bırakma tekniğinden faydalanabilirsiniz. Kendinizi için belirlediğiniz küçük hedeflere ulaştığınızda başarılarınızı işaretleyerek kendinizi ödüllendirmeniz, motivasyonunuzu daha çok artıracak ve korkularınız karşısında güçlü durmanızı sağlayacaktır.

Gerektiğinde Bir Klinik Psikologdan Yardım Alın

Korkuların üstesinden gelme konusunda tek başına gerçekleştirdiğiniz çalışmalarda başarı sağlayamadıysanız, mutlaka bir klinik psikologdan yardım almanız gerekir. Uzman psikolog, bireyin ruh halini, günlük ve sosyal yaşantısını olumsuz olarak etkileyen korkularını yenmesi konusunda tercih edebileceği en güçlü ve etkili yöntem olarak değerlendirilir.

Korkularınızı Yenmek için Uzman Psikologdan Destek Alabilirsiniz!

Uzman psikologlar, ruhsal sorunlarla alakalı diğer birçok konuda olduğu üzere korkular konusunda da danışanlarına yardımcı olarak üstesinden gelmelerini sağlayacaktır. Kendi başına korkularını yenemeyen bireylerin ister patolojik olsun ister genel bu duygu, sahip olduğu korkunun şiddetlenmesi ve hatta fobiye dönüşmesinin önüne geçebilmesi adına mutlaka bir klinik psikologdan yardım alması gerekir.

Uzman psikolog, bireyin korkularını yenebilmesi için bilişsel davranışçı terapi ve psikoterapi gibi yöntemleri kullanır. Bu yöntemler sayesinde bireyin korkularıyla yüzleşmesi, korkularını rasyonelleştirmesi ve sonunda da farkındalık kazanması daha kolay bir hal alacaktır.

Sizde hayatınızı olumsuz yönde etkileyen korkularınızla mücadele edemiyor, onların üstesinden gelemiyorsanız, bizimle iletişime geçebilir ve uzman psikologlarımızdan profesyonel bir yardım alabilirsiniz.

Bu internet sitesinin içeriği ve uygulamaları, sadece bilgilendirme ve eğitim amaçlı olup, herhangi bir şekilde tıbbi öneri verme veya herhangi bir danışan sağlama amacı ile oluşturulmamıştır. Sitemizde yer alan alıntı ve görüşler açıkça belirtilmediği takdirde resmi görüşlerini yansıtmamaktadır.

Çalışma Saatleri

  • Hafta içi 10:00 - 21:00
  • Cumartesi 10:00 - 21:00
  • Pazar Kapalı
Bizi Takipte Kalın!
© MCS Psikoloji | 2017 - 2023 | Tüm Hakları Saklıdır.